Birde Sen Yakma Canımı Gasparyan


Bir masal bu... Ulu dağların ardındaki ülkeden gelmiş ozanın yüreklere ilmek ilmek işlediği bir ağıt bu... Duyuyorum sesini, adım adım yaklaşıyor bana. Gittikçe büyüyor, yükseliyor. Onun sesi, benim sesim oluyor, yüreğimin sesi oluyor: Duduk, masalın kendisi olmuş anlatıyor bana, hiç durmadan anlatıyor. . .
Anlat bana ey duduk; hiç duymadığım, bilmediğim tüm güzel masalları anlat. Al götür beni uzaklara, yüreğimin acısını söküp at. Es ulu rüzgar es, duduğumun sesini getir dağların doruğundan yanıma bırak. Kalbim minik bir kuş gibi çırpınıyor, bedenim titriyor, yaralar çıkmış ruhumda, her an yeniden kanıyor. Kanıyor, durmamacasına kanıyor.... Dindir yüreğimin acısını duduk dindir...

Sende dertli dertli üfleme duduğunu Gasparyan. Benim derdim dağ olmuş, bulutlara dayanmış, birde sen acıtma yüreğimi. Neşeli ezgiler çal Gasparyan. Aşk masalları anlat bana. Sonu mutlu biten aşk masalları anlat ama. “Ahhh Tamar, Ahhh Tamar” diye seslenerek sevdiğine, Van gölünün sularına gömülen aşığın sonuna benzemesin masallarının sonu. Bir kerecikte sevenler kavuşuversin.

Hele ölümü hiç anlatma bana Gasparyan. Ayaklarımın altında içine kan damlayan bir göl var. Kan damladıkça göl büyüyor. Kalemimi içine batırıp batırıp yazıyorum. Yazıyorum hiç durmadan. Onun için kalemimden acı ve göz yaşı damlıyor. Umuda ihtiyacım var Gasparyan. Daha aydınlık günler göreceğimizi bilmeye ihtiyacım var.

Sana neşeli ezgiler çal diyorum ama, bende neşeli şeyler yazamıyorum bu aralar. İnsan ne hissederse, ne yaşarsa öyle yazıyor, öyle üflüyor değil mi Gasparyan? Biliyorum acı ve hüzün de hayatın bir parçası ama bu aralar tüm parçalar siyaha döndü sanki Gasparyan.

Duduk: Ermeni müziğinin geleneksel enstrumanı. Yaklaşık olarak 1.5 oktavlık bir ses aralığı vardır. Yaşayan en başarılı icracısı Civan Gasparyan'dır

Ahhh Tamar: Van'daki Ahtamar adasına da adını veren eski bir Ermeni efsanesi. Bu öyküye göre; adada yaşayan sevdiğini gizli gizli görebilmek için her gece yüzerek adaya gelen delikanlı bir gün sudayken fırtınaya yakalanır ve kurtulamayarak sevdiğinin adını ünleye ünleye suların içine gömülür. Bu anlatıya göre o bugündür Van gölündeki adanın adı Ahtamar olmuştur.

Özlem ERTAN
04.02.2007
http://blog.milliyet.com.tr/Blogger.aspx?UyeNo=514282

Hiç yorum yok: